Takvim ve Günün Sözü
Tarihte Bugün
2 Eylül 2008 Salı
Teravih Namazının Yüksek Faziletleri
1.Gecesi teravih kılarsa, Mevla Teala hazretleri o kimsenin bütün günahlarını bağışlar.
2.Gecesi kılarsa, Allahü Teala hazretleri anasının ve babasının bütün günahlarını bağışlar.
3.Gecesi kılarsa, melekler o kimseye müjde vererek derler ki: “Ey falan kişi! Sana müjde olsun ki, Allahü Teala senin amelini kabul edip umduğun devlete nail eyledi.
4.Gecesi kılarsa, Tevrat, İncil, Zebur ve Kur'an okuyup hatmetmiş gibi Allahü Teala o kula sevap ihsan eder.
5.Gecesi kılarsa, Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi, ve Mescid-i Aksa'da namaz kılmış gibi Mevla Teala hazretleri sevap ihsan eder.
6.Gecesi kılarsa, Beyt-i Mamur'u tavaf etmiş gibi sevap ihsan eder.
7.Gecesi kılarsa, Musa (Aleyhisselam) ile firavun arasında mücadelede Musa (Aleyhisselam) ile beraber olmuş gibi sevap ihsan eder.
8.Gecesi kılarsa, Bedir savaşında Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ile beraber olmuş gibi sevap ihsan eder.
9.Gecesi kılarsa, Davut (Aleyhisselam) ile beraber ibadet etmiş sevabı verilir.
10.Gecesi kılarsa, dünya ve ahiret selameti verilir.
11.Gecesi kılarsa, kabul edilmiş umre sevabı verilir.
12.Gecesi kılarsa, Sırat'ı yıldırım gibi geçer.
13.Gecesi kılarsa, Beytullah'ı imar etmiş gibi ecir verilir.
14.Gecesi kılarsa, Kadir gecesini sabaha kadar ihya etmiş gibi sevap verilir.
15.Gecesi kılarsa, Allahü Teala o kimsenin hacetini ve duasını kabul eder. Ahirette yüksek dereceler ihsan eder.
16.Gecesi kılarsa, dünyadan ahirete giderken, kıyamet gününde kabrinden kalkarken “La ilahe illallah” diyerek kalkar.
17.Gecesi kılarsa, dünyadan çıkmadan Cennet-i A'la'daki makamını görür.
18.Gecesi kılarsa, şehitlere ve gazilere verilen ecir gibi ecir verilir.
19.Gecesi kılarsa, Allahü Teala dünya ve ahirette yardımcısı olur.
20.Gecesi kılarsa, Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'i rüyasında görmeden dünyadan çıkmaz.
21.Gecesi kılarsa, yerde ve gökte ne kadar melek varsa, hepsi onun için istiğfar eder ve Mevla Teala o kuldan razı olmadıkça dünyadan ahirete göçmez.
22.Gecesi kılarsa, Ümmet-i Muhammed'in yetimleri ve dullarını doyurmuş gibi sevap alır.
23.Gecesi kılarsa, Ümmet-i Muhammed'in esirlerini azat etmiş gibi sevap alır.
24.Gecesi kılarsa, beraatını sağ elinden alır.
25.Gecesi kılarsa, ölüm meleği ona en güzel surette gelir. Onu cennet nimetleriyle müjdeler.
26.Gecesi kılarsa, Allahü Teala'nın emri ile melekler o kimseyi şeytanın şerrinden korurlar.
27.Gecesi kılarsa, Allahü Teala emreder, cehennemin kapıları o kul için kapanır.
28.Gecesi kılarsa, Allahü Teala cennet meleklerine emreder, cennet kapıları o kul için açılır ve hangi kapıdan isterse o kapıdan cennete girer.
29.Gecesi kılarsa, Eyyüb (Aleyhisselam)'ın dört belaya sabredip karşılığında aldığı ecir gibi sevap verilir ve tüm günahları bağışlanır.
30.Gecesi kılarsa, Allahü Teala'nın emriyla Arş'ın altından bir münadi şöyle seslenir:
“Gece teravih namazını kılan kullar cehennemden azat olmuş kullardır. Korktukları cehennemden kurtulup umdukları cennete ve Allahü Teala'nın cemaline nail olanlardır.”
Allahü Teala buyurdu ki:
“İzzetim ve celalim hakkı için, bu kullarıma af ile muamele eyledim. Cehennem ateşini vücutlarına haram eyledim.”
Sonra Allahü Teala emreder ki, o kullar -erkek olsun kadın olsun- cehennem azabından kurtulmak ve sırat'ı kolaylıkla geç-mek için beraat yazılır.
31 Ağustos 2008 Pazar
Teravih Namazının Kaç Rek'at Olduğu
Teravih ramazan ayına mahsus bir gece namazıdır. Yatsı namazından sonra kılınır. Kadın erkek her müslüman için sünnet-i müekkede bir namazdır. Kılınmadığı takdirde kazası gerekmez. tek başına kılınabildiği gibi cemaatla kılınması kifai sünnettir. Peygamberimiz cemaatla namaz kılmaya olan iştiyakına rağmen farz namazları dışında sadece teravih namazını cemaatla kılmışlardır. (1)
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) bu namazın kılınmasını ümmetine tavsiye ve teşvik etmişlerdir:
'Kim inanarak ve sevabını umarak Ramazan namazını kılarsa geçmiş günahlarından bir kısmı bağışlanır.' (2) buyurmuşlardır. Buhari teravihin önemine binaen bu hadisi 'nafile olan Ramazan Namazını kılmak imandandır' başlığı ile açtığı bir babda zikretmiştir.(3) Toplumumuzda her kesimin ilgisini çeken bu çok sevimli ve ruhlara ferahlık veren neşeli ibadetimiz ülkemizde büyük bir huşu ve huzur içerisinde yerine getirilmekte toplumumuzda birlik beraberliği ve uzlaşıyı da beraberinde getirmektedir.
Teravih namazını ilk olarak Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) bir ramazan gecesi ashabı ile birlikte kılmışlardır. Ertesi gün duyulunca cemaat artmış yine teravih namazı beraber kılınmıştı. Üçüncü gece cemaat daha da çoğalmış yine Rasullüllah hanesinden çıkıp teravih namazını ashabıyle kılmışlar ancak dördüncü gece cemaat mescide sığmayacak derecede çoğalınca Peygamberimiz yalnız yatsı namazını kıldırarak hanesine çekilmiş teravih namazı için çıkmamış ve sabah namazına kadar bekleyen cemaata namazdan sonra 'teravih için beklediğinizi biliyordum fakat üzerinize farz olur da edasından aciz kalırsınız diye korktum.' (4) buyurmuştur. O günden sonra herkes teravih namazını evinde veya mescidde kendi kendine kılmaya devam etmiştir.
Hz.Ömer devlet başkanlığı sırasında teravih namazı kılmadaki dağınıklığı görmüş bunu önlemek için cemaati bir imam arkasında toplayıp tekrar cemaatla kılmanın daha hoş olacağını arkadaşlarına söylemiş ve ashabın ileri gelen hafızlarından U'bey İbn-i Kâ'bı imam tayin ederek teravih namazının cemaatla kılınmasını başlatmıştır. Hz.Ömer halkın dini bir vecd ile namaz kıldıklarını görünce 'bu ne güzel bir adet oldu' diye sevincini belirtmiştir. Gerçi teravih namazı zamanı saadette vardı. Birkaç gece de olsa bizzat Rasulüllah'ın beraberinde cemaatla kılınmıştı. Dinde olmayan birşey dine sokulmamıştı. Bu bakımdan Hz.Ömer'in 'şu ne güzel bir bid'at oldu' sözündeki bid'at ifadesi dinde olmayanı dine sokma anlamında değildir. Belki cemaatla kılınmasının yeniden ihdas edilmiş olması anlamındadır. Bunun da bir sakıncası yoktu. Çünkü Hz.Peygamber farz sayılacağı endişesiyle teravihin cemaatla kılınmasını bırakmıştı. Onun irtihalinden sonra artık böyle bir endişe de kalmamıştı. Teravihin tekrar cemaatla kılınması şariin maksadına aykırı değildi. Nitekim bilahire Hz.Ali (r.a.) da bu namazı teşvik etmiş ve 'Ömer mescidlerimizi teravihin feyziyle nurlandırdığı gibi
'da Ömer'in kabrini öyle nurlandırsın' diye memnuniyetini belirtmiştir.Hz.Ömer zamanındaki cemaatla kılınan teravihin kaç rek'at olduğu hakkında iki rivayet vardır: Vekî'ın malik İbn Enes'den onun da yahya İbn Sa'd'dan rivayetine göre Hz.Ömer görevli birisine cemaatına yirmi rek'at kıldırmasını emretmişti.(5) Hz.Aişe'den Hz.Peygamber'in ramazanda ve sair gecelerde, bir rivayette onbir, diğer rivayette onüç rek'attan fazla namaz kılmadığı hakkındaki sahih rivayete ilaveten Hz.Ömer'in de Muvatta'daki rivayete göre onbir rek'at kıldırması için U'bey İbn Kâ'b'a emir verdiği hakkındaki rivayetleri karşısında Beyhakî'nin Said İbn Yezid'den Hz.Ömer döneminde teravihi yirmi rek'at kıldıklarına dair rivayetini İmam Nevevî te'lif etmiş ve Hz.Ömer'in onbir rek'at emri, döneminde ilk kılınan teravih gecelerine aitti. Sonra teravih yirmi rek'at olarak yerleşmişti. Şimdiye kadar devamedegelen de budur. '(6) demiştir.
Teravih namazının asrı saadette ve ondan sonraki dönemde rek'atlarının adedi hususunda daha geniş malumat edinebilmek ve sağlıklı bir sonuca kavuşmak için Allame Bedreddin Aynî'nin Umdetü'l-kârî isimli eserindeki malumata kısaca bir göz atma ihtiyacını duymaktayız. Bu İslâm aliminin verdiği bilgiye göre Resûuli Ekrem'in gece namazının gerek kemiyet ve gerek keyfiyeti hakkındaki haberleri Hz.Aişe ile İbn-i Abbas'tan başka daha birçok sahabiden gelmektedir.
Bu husustaki rivayetlerin özeti şunlardır:
Tirmizi 'nin Medine'lilerin uyguladıklarını söylediği teravih namazı vitirle birlikte kırkbir rek'attır.
İmam Mâlik'den meşhur olan otuzaltı rek'at teravih, üç de vitir'dir....
Tirmizi ekseri ilim ehline göre teravih yirmi rek'attır, zira Hz.Ömer, Hz.Ali (r.a.) ve daha başka sahabilerden rivayet edilen de budur. Bizim Hanefi ekolünün görüşleri ve sözleri de budur.......demiştir.
Saib İbn Yezid'den Ömer İbn-i Hattab'ın U'bey İbn-i Kâ'b ile temimi Dari'ye ramazan imamlığı verirken yirmi bir rek'at kıldırmalarını söylediği yüzer âyet okunarak kılınan bu namazdan cemaat dağılırken nerdeyse tan yeri ağaracağı rivayet edilmiştir.
İbn-i Abdilberr demiştir ki Haris İbn-i Abdirrahman İbn-i Ebî Zübab'ın Saib İbn-i Yezid'den rivayetine göre de teravih namazı Hz.Ömer zamanında yirmiüç rek'attı. Bunun üçü vitir namazıydı.
Hz.Ali'den gelen bu husustaki rivayete gelince Vekî'in, Hasan İbn-i Salih kanalıyla Ebu'l Hasna'dan, gelen rivayetine göre de Hz.Ali görevli bir adama teravih namazını yirmi rek'at kıldırması için emir vermişti.....
A'meş, Abdullah İbn-i Mes'ud'un da ramazan ayında yirmi rek'at teravih üç de vitir kıldığını söylemiştir. Bedreddin Ayni Tabiinden bu görüşte olanların isimlerini de verdikten sonra diyor ki İbn-i Abdilberr de demiştir ki cumhur-i Ulema'nın kavli de budur. Kufe uleması, İmam-ı Şafii'yi ve birçok fukaha da bu görüştedirler. Sahabe'den bu hususta bir ihtilaf da sözkonusu olmamıştır. U'bey İbn-i Kâ'b'dan sahih nakledilen de budur.
Allame Aynî teravih namazının rek'atlarıyle ilgili başka rivayetlere de şöyle temas etmektedir: Ebu Mucliz'den gelen rivayete göre bu zat cemaata onaltı rek'at kıldırır her gece Kur'an'ın yedide birini okurdu.....
Teravihin onüç rek'at olduğunu Saib İbn-i Yezid söylemiştir ve demiştir ki: Biz Hz.Ömer zamanında onüç rek'at kılardık. Ama yeminle söyliyeyim ki mescidden ancak sahaba karşı çıkabilirdik. Her rak'atında elli-altmış âyet okunurdu. İbn-i İshak diyor ki, bu hususta duyduklarımın en sağlamı ve uygunu budur.
Bedreddin Aynî bu onüç rek'at Hz.Ömer'in döneminde işleme koyduğu ilk gecelere ait teravih namazıydı. Sonra bunu yirmi üç'e çevirmişti, diyor. (7) Bu hususta İbn-i Ebî Şeybe'nin el-kitab-ül Musannefinde: Hz.Ömer yirmi rek'at teravih kılınmasını emrettiği tasrih edilmiş, Abdülaziz bin Refîin U'bey bin Kâ'b'ın ramazanda Medinede yirmi rek'at teravih, üç rek'at da vitir kıldırdığını söylemiştir.(8) Saib bin Yezid diyor ki biz Hz.Ömer zamanında yirmi rek'at teravih ve ayrıca vitir kılardık. Nevevi Hûlâsada bunun isnadı sahihtir. diyor.
Muvattadaki onbir rek'at rivayeti başlangıca aitdi, sonradan yirmi üzerinde istikrar etmiştir, tevarûs eden de budur...(9) Mezhep İmamlarının görüşüne gelince: İmam Malik'den otuz altı rivayetine karşılık öteki üç mezhep imamı da teravih için yirmiden noksan bir sayıyı benimsememişlerdir. Bu hususta Tahavî Cessas'ın telhîs ettiği 'İhtilâf'ü Ulema' isimli eserinde bu hususda sadece şu bilgiyi vermiştir. Hanefiler ve İmam Şafiî vitirden başka yirmi kılınır. demişlerdir. İmam Malik vitirle beraber otuz dokuz kılınır, otuz altısı teravih üçü vitirdir demiş. Ve insanların kadimden uygulayageldikleri budur. diye de ilave etmiştir.
Saib İbn-i Yezid Hz.Ömer zamanında biz ramazanda yirmi kılardık. Fakat yorulur değneklere dayanma ihtiyacı duyardık demiştir.
Hasan İbn-i Hayy, Amr İbn-i Kays'dan, o da Ebul Hasna'dan rivayet etmiştir ki: Hz.Ali (r.a.) bir kişiye ramazan da cemaata yirmi rek'at kıldırmasını emretmiştir.(10)
İbn-i Rüşd bu hususta şu bilgiyi veriyor: Ramazanda kılınan namazın rek'atları sayısında Alimler ihtilaf etmişlerdir. İmam-ı Malik iki görüşünün birinde, Ebu Hanife, İmam Şafii ve İmam Ahmed ve Davud bu namazın vitir namazından başka yirmi rek'at olduğunu söylemişlerdir. İmam Malik'den İbn-i Kasım'ın anlattığına göre İmam Malik, teravihin otuz altı, vitir namazının da üç olduğunu ve bunu güzel gördüğünü nakletmiştir. Rek'atların adedindeki ihtilaf bu husustaki naklin ihtilafına bağlıdır. Şöyleki Malik, Yezid İbn-i Ruman'dan Hz.Ömer zamanında insanlarımız yirmi üç rek'at kılırlardı diyor. İbn-i Ebi Şeybe Davud İbn-i kays'dan tahricine göre davud İbn-i kays demiştir ki insanlarımız Ömer İbn-i Abdülaziz ve Eban İbn-i Osman zamanında Ramazanda Medine'de üç rek'at vitir namazı olmak üzere otuz altı rek'at namaz kılarlardı. İbn-ül Kasım'ın İmam Malik'den anlattığına göre ötedenberi uygulanagelen bu idi. Yani ramazan namazı otuzaltı rek'attı.(11)
İLK TERAVİH
Peygamberimizin ashabına kıldırdığı ilk teravih namazından bahseden muteber hadis kaynaklarının verdikleri hadislerde teravih namazının rek'atları ile ilgili bir sayı yoktur. Bu sayı, Hz.Aişe'den rivayet edilen, Peygamberimizin gece namazları hakkındaki varid olan soruya Hz.Aişe'nin verdiği cevapla tesbit edilmeye çalışılmıştır. Hz.Aişe'den Rasulüllah'ın ramazandaki gece namazından sorulduğunda Hz.Aişe 'Rasulüllah (s.a.v.) ne ramazanda ne de ramazandan başka gecelerde onbir rek'at üzerine ziyade etmiş değildir.' (12) karşılığını vermiştir. Başka bir rivayette bu sayı onüç rek'at olarak hadiste yer almıştır. (13) Ancak Hz.Aişe'nin Hz.Peygamberin gece namazları ile ilgili belirttiği bu sayının kesin olarak teravihle ilgili olduğu şüphelidir. Zira Hadisin Sûret-i Sevkinden de anlaşılıyor ki Rasulüllah'ın devamlı kıldığı bir gece namazı vardı. Acaba ramazan münasebetiyle her ibadetinde olduğu gibi Peygamberimizin bu namazında da bir değişme, bir artış olur muydu? şeklinde bir yaklaşımla sorulmuş olabileceği variddir. Hz.Aişe'nin, Rasulüllah'ın gece namazını övmesinden de anlaşılıyor ki soru sadece ramazandaki bu gece namazı hakkında idi. Hz.Aişe soranın bir şüphesi kalmasın diye Rasulüllah'ın hem ramazandaki hem de ramazandan başka gecelerdeki namazını kapsayacak şekilde cevap vermiştir.(14) Hz.Aişe'nin bu cevabî cümlelerinde teravih namazını veya kıyam-ı Ramazanı iş'ar eden bir tasrih ve tabir de yoktur. Ayrıca Hz.Aişe'ye bu soru ne zaman sorulmuştur? sorunun sorulduğu günlerde teravih namazı biliniyor muydu? Hz.Ebu Zerr-i ElGıfari diyor ki Rasulüllah'ın ilk olarak ashabıyla kıldığı teravih namazı o yılın ramazanının yirmiüçüncü, yirmidördüncü, yirmibeşinci, gecelerinde idi. Demek ki o güne kadar böyle bir namazı henüz kimse bilmiyordu. Rasulüllah'ın gece namazları hakkında sorulan bir soruya Hz.Aişe'nin cevabı ilk teravih namazından önce miydi, sonramıydı? Bu sorunun cevabını tam olarak verebilmemiz için, Buhari'nin bu hadisi teravih hakkında açtığı babda zikretmesinden başka elimizde natık bir delil yok gibidir. Nasslardaki şumûllülük, konusunda kesin hüküm ifade edemiyeceğine bakılırsa sadr-ı İslâmda teravih namazı sekiz rek'attı. diye kesip atmanın isabetli olmayacağı anlaşılır. Fakat şu bir gerçektir ki: Hz.Ömer döneminde başlayıp, Hz.Ali ve Hz.Osman dönemlerinden beri İslâm aleminde teravihin yüzyıllarca yirmi rek'at olarak kılanagelmesi onu, böylece bütün İslâm toplumunun üzerinde ittifak ettiği bir üne ve özelliğe kavuşturmuştur ki Rasulüllah, ümmetinin yanlış bir iş üzerinde toplanmıyacağını bildirmiştir.(15) İmam Ebu Yusuf, üstadı Ebu Hanife'den, teravih namazının hükmünü ve Hz.Ömer tarafından ne gibi bir delile istinad edilerek bu namazın yirmi rek'at olmak ve cemaatle eda edilmek suretiyle ortaya konulduğu sormuştu. İmam A'zam, cevaben demişti ki: Teravih namazı hiç şüphesiz bir sünnet-i müekkededir. Hz.Ömer bu namazın cemaatla yirmi rek'at kılınması ne kendi ictihadıyle ne de sırf kendi düşüncesinden çıkartmıştır. O, Asr-ı Saadette carî olmayan bir din meselesini ihdas edip ortaya koyan bir bid'atçı değildir. Elbette Hz.Ömer bunu kendisine malum olan dinin bir asıl kaynağına ve Rasullüllah'ın bir tavsiyesine dayandırmıştır.(16)
Hakkı batıldan, sünneti bid'atdan ayırmak hususunda müstesna kudreti ve din hususunda üstün deredeki dikkati, isabetli görüş ve ictihadı, müsellem olan Hz.Ömeru'l-Faruk şer'i bir konuda kaynak olmaya değer bir kabiliyettir. Bu bakımdan gerek Hanefi fukahası, gerek Şafii fukahasının büyükbir kısmı teravih namazının yirmi rek'at olarak sünnet kılındığını söylemişlerdir.(17)
Görüldüğü üzere Hz.Ömer, Hz.Ali ve Hz.Osman dönemlerinden başlıyarak günümüze kadar uygulandığı biçimiyle teravih namazı yirmi rek'attır. Bütün fıkıh kaynaklarımızda da teravih yirmi rek'at olarak ele alınmış ve işlenmiştir. Şu anda başta ülkemiz olmak üzere bütün İslâm ülkelerinin camilerinde cemaatla teravih namazı yirmi rek'at olarak kılınmaktadır. Bu mübarek rahmet ayında büyük bir zevk ve iştiyakla, kadını-erkeği, genci-yaşlısı, hatta çoluk-çocuğu ile tam bir kaynaşma, sevgi, saygı, huzur ve sükun içerisinde dolup taşan mabetlerimizde eda edilen bir ibadetimizin rek'at sayısını tartışma konusu yaparak toplumumuzda dine karşı şüphe uyandırmak ve toplumumuzu sebepsiz yere bir fikir kargaşasına sürüklemek iyi niyetli hiç kimseye bir şey kazandırmaz. Aksine yokyere toplumumuzda tedirginlik, huzursuzluk ve sitresin artmasına sebep olur ki, bu ibadetlerin ruhuna da aykırıdır.
(1) İmam-ı Muhammed'in Ziyâdâtı
(2) Muvatta C.1, Sh.113; Buhari, C.1, Sh.251; Müslim C.1 Sh.523
(3) Buhari, İman 25,27 C.1, Sh.14
(4) Buhari 2/252; müslim 1/524
( 5).El-Kitabu'l Musannef Li İbn-ı Ebi Şeybe 2/163-164
( 6).İbn-ü'l-Hümam Fethu'l-Kadir C.1 Sh.334
(7) Aynî C.5, Sh.357 Neylü'l-Evtar C.3, Sh.61
( 8) El-Kitab-ül Masannef 2/163-164
(9) Feth-ûl Kadir (İbn-i Hümam) 1/336
(10) İhtilafü'l-Ulema, C.1, Sh.312 Madde:271
(11) İbn-i Rüşd, Ö.595 H. Bidayetü'l Müctehid ve Nihayetü'l Muttasıd.Darûl Hılafeti'l-Aliyye 1333H.bkz.Neylü'l-Evtar metni münteka C.3, Sh.60, rakam.5
(12) Muvatta 1/120
(13) Muvatta, 1/121, Müslim, 1/508-510
(14)Bkz.Tecrid Tercemesi, C.4, S.119
(15) Tirmizi, 4/466 No:2167. Mekasıdü'l-Hasene rakam 1288, Pezdevî 3/439, Keşfü'l-Hafa: rakam 1179. İbn-i Hanbel 6/396
(16) Bahr-ı Raik, İhtiyar 1/68
(17) Bkz.Tecrid tercemesi, 4/85-86
Kaynak:
1) Diyanet Başkanlığı Sitesi
Teravih namazı kılanların mükafatı
"Ramazan ayında teravih namazı kılanların mükafatı nedir? diye Rasul-i Ekrem S.A.V’e sormuşlardı da Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardı:"
1. Teravihini kılarsa: Anasından doğmuş gibi günahı affedilir.
2. Teravihini kılarsa:
kendisinin, ana ve babasının günahını affeder.3. Teravihini kılarsa: Arş altından bir melek seslenir: Amelini
rızası için yap, gösteriş için yapma,
geçmişteki günahlarını affetti.4. Teravihini kılarsa: Tevrat’ı, İncil’i, Zebur’u ve Kur’an-ı Kerim’i okumuş gibi sevap yazar.
5. Teravihini kılarsa: ALLAHü Teala Mescidi haram’da, Mescidi Medine’de ve Mescidi Aksa’da namaz kılmış gibi sevap yazar.
6. Teravihini kılarsa: ALLAHü Teala Beytil Ma’mur’u ziyaret etmiş gibi sevap verir.
7. Teravihini kılarsa: Sanki Musa a.s. devrinde yetişmiş, Firavun ve Haman’a galip gelmek için Musa’ya yardım ettiği gibi ona da
yardım eder.8. Teravihini kılarsa: ALLAHü Teala, Hz. İbrahim a.s.’a verdiği sevap gibi ona sevap verir.
9. Teravihini kılarsa: Sanki Hz. Peygamber a.s.’ın ibadeti gibi ALLAHü Teala’ya ibadet etmiştir.
10. Teravihini kılarsa:
dünya ve ahiret hayır ve sevabıyla sevaplandırır.11. Teravihini kılarsa: Dünyadan anasından doğmuş gibi günahsız olarak çıkar.
12. Teravihini kılarsa: Kıyamet gününde
’ın huzuruna yüzü ayın ondördü gibi ak çıkar.13. Teravihini kılarsa: Kıyamet gününde
’ın huzuruna günahlarından arınmış olarak çıkar.14. Teravihini kılarsa: Melaikeler gelir onun için şahitlik yaparlar, Şüphesiz bu kimse teravihini kılmıştır. Derler de
’da onu kıyamet gününde hesaba çekmez.15. Teravihini kılarsa: Bütün arş ve kürs melekleri onun afolunması için dua ederler.
16. Teravihini kılarsa: Allahu Teala eline iki beraat verir, biri Cehennem’den kurtuluş, diğeri Cennet’e giriş içindir.
17. Teravihini kılarsa: Allahu Teala Peygamberlerin sevabı gibi sevap verir.
18. Teravihini kılarsa: Bir melek seslenir: Ey
’ın kulu,
senden ve senin anan ve babandan da razı oldu.19. Teravihini kılarsa: Allahu Teala Firdevs cennetinde derecesini yükseltir.
20. Teravihini kılarsa: Allahu Teala, şehitlerin ve iyi kulların sevabını ona verir.
21. Teravihini kılarsa:
Cennet’te ona nurdan bir köşk yapar.22. Teravihini kılarsa: Kıyamette
’ın huzuruna gamsız ve kedersiz olarak gider.23. Teravihini kılarsa:
onun için Cennet’te bir şehir yapar.24. Teravihini kılarsa: Onun için 24 tane kabul edilmiş dua vardır.
25. Teravihini kılarsa: Allahu Teala ondan kabir azabınıkaldırır.
26. Teravihini kılarsa:
40 senelik ibadet sevabını ona yazar.27. Teravihini kılarsa: Kıyamet gününde sıratı korkusuz yıldırım gibi geçer.
28. Teravihini kılarsa:
cennette onun kıymetini bin dereceye kadar yükseltir.29. Teravihini kılarsa:
ona kabul olunmuş bin hac sevabı yazar.30. Teravihini kılarsa:
ona: Ey kulum Cennet meyvelerinden ye, Selsebi suyundan yıkan, Kevserden de iç, Ben senin Rabbinim, sen de Benim kulumsun buyurur.
15 Eylül 2007 Cumartesi
Teravih orucun meyvesi gecenin bereketidir
| | |||
| Teravih, “20 rekat mı, yoksa değil mi?” gibi anlamsız tartışmalara kurban edilmeyecek derecede kıymette bir nafile namazdır. Ramazan gecelerini manevi nuruyla aydınlatan, ruhlara hayat bahşeden teravihi ihmal etmeyelim.
| |||
Teravih ramazan ayına mahsus bir gece namazıdır. Yatsı namazından sonra kılınır. Kadın erkek her müslüman için sünnet-i müekkede bir namazdır. Kılınmadığı takdirde kazası gerekmez. Tek başına kılınabildiği gibi cemaatle kılınması kifai sünnettir. peygamberimiz cemaatla namaz kılmaya olan iştiyakına rağmen farz namazları dışında sadece teravih namazını cemaatle kılmışlardır. Teravih namazını ilk olarak Sevgili Peygamberimiz (sas) bir ramazan gecesi ashabı ile birlikte kılmışlardır. Ertesi gün duyulunca cemaat artmış yine teravih namazı beraber kılınmıştı. Üçüncü gece cemaat daha da çoğalmış yine Resulullah (sas) hanesinden çıkıp teravih namazını ashabıyla kılmışlar ancak dördüncü gece cemaat mescide sığmayacak derecede çoğalınca Peygamberimiz yalnız yatsı namazını kıldırarak hanesine çekilmiş teravih namazı için çıkmamış ve sabah namazına kadar bekleyen cemaata namazdan sonra “Teravih için beklediğinizi biliyordum fakat üzerinize farz olur da edasından aciz kalırsınız diye korktum.” (Buhari 2/252; Müslim 1/524) buyurmuştur. O günden sonra herkes teravih namazını evinde veya mescidde kendi kendine kılmaya devam etmiştir. Hz.Ömer (ra) hilafeti sırasında bu konudaki dağınıklığı önlemek için Ubey İbn-i Kâ’bı imam tayin ederek teravihin cemaatle kılınmasını başlatmıştır. Daha sonra Hz.Ali (ra) de hilafeti döneminde bu namazı teşvik etmiş ve “Ömer mescidlerimizi teravihin feyziyle nurlandırdığı gibi Allah da (cc) Ömer’in kabrini öyle nurlandırsın” diye memnuniyetini belirtmiştir. Hz.Ömer zamanındaki cemaatla kılınan teravihin kaç rek’at olduğu hakkında iki rivayet vardır: Vekî’ın malik İbn Enes’den onun da yahya İbn Sa’d’dan rivayetine göre Hz.Ömer görevli birisine cemaatına yirmi rek’at kıldırmasını emretmişti.(El-Kitabu’l Musannef Li İbn-ı Ebi Şeybe 2/163-164) Hz. Aişe’den Hz.Peygamber’in ramazanda ve sair gecelerde, bir rivayette onbir, diğer rivayette onüç rek’attan fazla namaz kılmadığı hakkındaki sahih rivayete ilaveten Hz.Ömer’in de Muvatta’daki rivayete göre onbir rek’at kıldırması için Ubey İbn Kâ’b’a emir verdiği hakkındaki rivayetleri karşısında Beyhakî’nin Said İbn Yezid’den Hz.Ömer döneminde teravihi yirmi rek’at kıldıklarına dair rivayetini İmam Nevevî izah ederek “Hz.Ömer’in onbir rek’at emri, döneminde ilk kılınan teravih gecelerine aitti. Sonra teravih yirmi rek’at olarak yerleşmişti. Şimdiye kadar devamedegelen de budur.” (İbn-ü’l-Hümam Fethu’l-Kadir C.1 Sh.334) demiştir. | |||
Teravih namazı önemli sünnettir
CEVAP
Peygamber efendimiz, teravihi, 8, 12 ve 20 rekat olarak da kılmıştır. İbni Abbas hazretleri bildiriyor ki, Resulullah, yatsıdan sonra, vitirden önce, 20 rekat namaz kıldıktan sonra, (Ramazanda 20 rekat teravih namazı kılanın, yirmi bin günahı affolur) buyurdu. (İbni Ebi Şeybe)
Teravihin yirmi rekat oluşu ve cemaatle kılınması hadis-i şerifle bildirilmiştir. Sünnet olduğu icma ile sabittir. (Merakıl-felah şerhi)
Sual: Peygamberimiz teravihi 20 rekat olarak niye her zaman kılmamıştır?
CEVAP
Peygamber efendimiz, 3-4 gün teravihi cemaatle kıldırdı, daha sonra evden çıkmadı. Sebebi sorulunca, (Teravih namazının size farz olacağından korktuğum için evden çıkmadım) buyurdu. (Buhari)
Sual: Teravihin 20 rekat olduğuna inanmayan kâfir olur mu?
CEVAP
Hayır kâfir olmaz. Fakat Teravihin yirmi rekat olduğuna inanmayanın sapık olduğu (Nur-ül-izah) şerhinde de yazılıdır.
Sual: Peygamberimiz teravihi 8 rekat kılmış, Hz. Ömer kendiliğinden 20 ye çıkarmıştır. Onun sözü ile sünnet meydana gelir mi hiç?
CEVAP
İmam-ı a�zam hazretleri, (Teravih namazı sünnet-i müekkededir. Hz. Ömer, teravihin 20 rekat olarak cemaatle kılınmasını kendiliğinden ortaya çıkarmadı. O, elindeki sağlam esasa, yani Resulullahın sünnetine dayanarak emretti) buyuruyor. (El-İhtiyar)
Peygamber efendimiz, teravihi hiç kılmasa bile hulefa-i raşidinin kılması, sünnet olması için kâfidir. Hadis-i şerifte, (Sünnetime ve hulefa-i raşidinin sünnetine sımsıkı sarılın!) buyuruldu. (Buhari)
Sual: Teravihi camide kılmak şart mıdır, herkes evinde kılamaz mı?
CEVAP
Teravihin cemaatle kılınması sünnet-i kifayedir. Yani bir mahallede cemaatle kılınınca, diğerleri evde kılsa, sünnet ifa edilmiş olur. (Nimet-i İslam)
Erkeklerin camide cemaatle namaz kılmalarının, evde kıldıkları namazdan 27 derece daha fazla sevap olduğu, kadınların ise, evde namaz kılmalarının, camide namaz kılmalarından daha çok sevap olduğu hadis-i şeriflerle bildirilmiştir.
Sual: Teravihe kadınların gitmesinde mahzur var mıdır?
CEVAP
Kadınlar, zaruretsiz camiye gidemez. Çünkü Redd-ül Muhtar�da buyuruluyor ki:
(Genç ve yaşlı kadınların beş vakit namaza, Cuma ve bayram namazları için, vaaz dinlemek için camiye gitmeleri caiz değildir. Eskiden, yalnız çok yaşlı kadınların, akşam ve yatsı namazına gitmesine izin verilmiş idi ise de, şimdi bunların da gitmesi caiz değildir.) [İmamlık bahsi] [Bu hüküm, adı geçen kitabın Türkçe tercümesinin c.2, s.420 dedir.]
Sual: Teravihi on rekatta bir selam vererek kılmak caiz midir?
CEVAP
Teravih namazı iki veya dört rekatta bir selam vererek kılınır. Fakat iki rekatta bir selam vermek daha iyidir. Teravih namazını on rekatta bir selam vererek iki selamla bitirmek caiz, fakat mekruhtur. Şafii�de ise hiç sahih olmaz.
Sual: Teravih namazının vakti ne zamandır?
CEVAP
Teravih, vitirden önce kılınır. Vitirden sonra da kılmak caizdir.
Sual: Teravihi kılamazsak kazası gerekir mi?
CEVAP
Kılınamayan teravih namazının kazası gerekmez.
Sual: Yatsıyı cemaatle kılan, teravihi yalnız, vitri de cemaatle kılabilir mi?
CEVAP
Yatsıyı cemaatle kılan, teravihi yalnız, vitri de cemaatle kılabilir. Hatta teravihi kılmasa da, farzı kılmış olduğu imama uyarak vitri kılabilir.
Sual: İmamla birlikte yatsının farzı kılınsa, sonra imam gitse, cemaatten biri imam olup teravihi ve vitri kıldırsa sahih olur mu?
CEVAP
Evet sahih olur.
Sual: Birkaç kişi camiye girince, yatsının farzının kılınmış olduğunu görseler, biri imam olup yatsının farzını kıldırsa ve teravih kıldıran imama uysalar vitri de bu imamla kılsalar sahih olur mu?
CEVAP
Evet sahih olur.
Sual: Farzı cemaatle beraber kılıp, ancak teravihi cemaatle kılmayınca, o günkü vitri de cemaatle kılmak caiz midir?
CEVAP
Evet. Yatsıyı cemaatle kılan, teravihi yalnız, vitri de cemaatle kılsa mahzuru olmaz. Hatta teravihi kılmasa da, farzı kılmış olduğu imama uyarak vitri kılabilir. İmamla birlikte yatsının farzı kılınsa, sonra imam gitse, cemaatten biri imam olup teravihi ve vitri kıldırsa yine sahih olur. Ramazanda vitri de cemaatle kılmak sünnettir.
Sual: Bir özrü sebebiyle camiye gidemeyen kimse, teravihi evde hanımı, annesi ve kızı ile de cemaat yapıp kılabilir mi?
CEVAP
Evet kılabilir.
Sual: Bazı imamlar tadil-i erkana riayet etmeyerek teravihi hızlı kıldırıyor. Böyle kıldırmaları sahih oluyor mu?
CEVAP
Hanefi�de tadil-i erkan vaciptir. Vaciplerinden biri kasten terk edilerek kılınan namazı tekrar kılmak vaciptir. Şafii�de ise farzdır. Farz terk edilince namaz hiç sahih olmaz. Teravih de olsa, sahih olmayacak kadar hızlı kılmak caiz olmaz.
Sual: Yatsı namazını kıldıktan sonra vitri kılıp, gece sahura kalkınca da teravihi kılmak caiz mi? Yani herhangi bir sebeple vitri teravihten önce kılmakta mahzur var mı?
CEVAP
Teravih, vitirden önce kılınır. Vitirden sonra da kılmak caizdir.
Sual: Teravihte her dört rekat kılındıktan sonra neler okunur?
CEVAP
Dört rekat kılacak kadar oturulup, salevat-ı şerife veya tesbih veya Kur'an okumak sünnettir. İki rekat arasında oturulmaz. Bazı yerlerde �sallû alâ Muhammed� deniyor. Bu ifade, (Muhammed aleyhisselama salevat getirin) demektir. Böyle söylemeyip, (Allahümme salli alâ Muhammed) demeli Elbette daha uzun olanlarını söylemek daha iyidir.
Sual: Teravihte koro halinde okunan salevat-ı şerifler caiz mi?
CEVAP
Evet.
Sual: Şafii mezhebindeyim. Bizim mezhebimize göre, kazası olan kimsenin vaktin sünnetlerini, teravih ve vitir gibi sünnet namazları kılması haram oluyor. Hanefiler teravih kılarken, biz imama uyup kaza kılabilir miyiz?
CEVAP
Şafii mezhebinde sünnet kılana da uyup kaza kılmak mümkündür. İmam dört rekatta bir selam veriyorsa, ilk kazaya kalmış öğle veya ikindi veya yatsının farzına niyet edip kaza kılmak mümkündür. İmam iki rekatta bir selam veriyorsa, hep sabah namazının farzını kaza etmesi daha kolay olur. Hanefi�de ise kaza kılan, teravih kıldıran imama uyamaz.
Sual: Kadın imamın, kadınlara teravih kıldırması sahih midir?
CEVAP
Kadının kadınlara imam olması tahrimen mekruhtur. Tahrimen mekruh, harama yakın demektir. Mekruh olan namaz sahih olursa da kabul olmaz, yani sevap verilmez. (Redd-ül Muhtar)
Şafii�de kadının kadına imam olması caizdir. Maliki�de ise sahih değildir. (Tenvir, Mizan)
Sual: Teravih namazını kılarken mesbuk olunur mu? Dört rekatta bir selam verilirken, ikinci dört rekatın dördüncü rekatına yetişen teravihi nasıl tamamlar?
CEVAP
Teravih kılarken mesbuk olunur. Dördüncü rekatına yetişirse, hemen durmamalı, imamın bitirmesini beklemelidir. Baştan başlamalıdır. Dördüncü rekatına yetişince kalkıp üç rekat daha kılması gerekir. Sonra, ikinci dört rekata da yetişemez, hep böyle gider. Yani teravih bitene kadar hep mesbuk olur. Eğer ilk dörde hiç uymazsa, mesbuk olmaz, kalan dört rekatı vitirden sonra kılar.
Sual: Teravihte (4 rekatta selam verirken) namaz surelerini sırayla okurken, Kuleuzülerden sonra Elemtera ve Liilafi okunur mu?
CEVAP
Okumamalı.
Sual: Ramazanda cemaatle teravih kılan kimse kazaya kalmış namazlarına niyet etse caiz olur mu?
CEVAP
Caiz olmaz.
Sual: Ramazanda Şafii imam, Hanefilere teravih ve vitir kıldırabilir mi?
CEVAP
Evet kıldırabilir. Şafii�de teravih namazında iki rekatta bir selam verilir. Hanefi�de ise, iki rekatta bir selam vermek daha efdaldir. Bu bakımdan teravih kılarken Şafii imama uymakta hiçbir mahzur yoktur.
Sual: Vitir kılarken iki rekatta bir selam veren Şafii imama uymak caiz midir?
CEVAP
Şafiilerin üç rekat kılıp selam vermeleri de caizdir. Şafii imam, iki rekatın sonunda selam verirse, Hanefiler uyamaz. Fakat aynen Hanefi gibi üç kılarsa, Hanefilerin ona uymalarında mahzur yoktur. (T. Kulub, Redd-ül Muhtar)
Sual: Yatsının farzını cemaatle kılan beş on kişinin, başka bir mescide gidip, teravih kıldıran imama uyması caiz mi?
CEVAP
Evet.
Sual: Teravih namazını belirli rekatta kılmak şart mı? Mesela 20 rekat süresince bazen 4 rekat bazen de 2 rekat kılıp selam verme durumu olur mu?
CEVAP
Evet bazen dört ve bazen iki rekatta bir selam vermek de caizdir.
Sual: Kaza borcu olan kimsenin cemaatle kılınan teravih namazında teravih namazına mı yoksa kazaya kalan namazlarına mı niyet etmesi gerekir?
CEVAP
Cemaatle kılınan teravih namazında kazaya niyet edilmez. Cemaatle sadece aynı namazlar kaza edilir. Herkesin kazası ayrıdır.
Sual: Mescide geldiğinde teravih namazı kılınıyorsa o kimse yatsının ilk sünnetini ve yatsının farzını kıldıktan sonra mı teravih için cemaate uyması gerekir? Yoksa hemen mi cemaate uyması gerekir? Cemaate uyduğunda eksik kalan rekatları nasıl tamamlamalı?
CEVAP
Yatsının farzını bir kenarda kılar. Sonra cemaate uyar. Yetiştiremediklerini vitirden sonra kendi başına kılar.
Sual: Farz borcumuz olduğu için teravih yerine kaza namazı kılınca, teravih de kılınmış olur mu?
CEVAP
Gece bir günlük kaza kılınınca teravih de kılınmış olur, ama kaza kılarken teravihe de niyet edilirse niyet sevabına da kavuşulmuş olur.
Sual: Kazaya da niyet ederek teravih namazını evde birkaç kişi ile cemaatle kılmak caiz mi?
CEVAP
Kaza namazı, aynı namazlar olmadığı için cemaatle kılınmaz. Hepsi aynı kazayı yapsa olur.
Sual: Cemaat ile teravihe katılan ama kaza namazı kılan bir kimse, teravih namazının aralarında kamet getirmeye vakit bulamaz. Kametsiz kılmak uygun olur mu?
CEVAP
Teravih kılınırken kazaya niyet edilmez. Evde kaza namazı kılmalıdır. Kazayı kılarken teravihe de niyet edilir.
Sual: Teravihe ilk başlarken, imamın ikişer ikişer mi yoksa dörder mi kıldıracağını bilmiyoruz. İki mi, yoksa dört rekat olarak mı niyet edeceğiz?
CEVAP
Sadece teravihe niyet edilir, imam kaç kıldırırsa kıldırsın, fark etmez.
Sual: Evde teravih yerine kaza kılarken aralarda teravih dualarını okusak olur mu?
CEVAP
Evet iyi olur.
Sual: Teravih kılarken en başta niyet etsek diğerlerinde niyet etmesek olur mu?
CEVAP
Olur.
Sual: Oruç tutamayanın da teravih kılması gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir.
Sual: Teravih namazını kazaya niyet ederek kılarken, toplam 20 rekat olması gerekir mi? Yani diyelim iki günlük kaza kılamaz mıyız? Teravih namazı sevabı alabilmek için niyet nasıl olmalıdır?
CEVAP
Bir günlük kaza namazı kılarken teravihe de niyet edilirse hem kaza hem de teravih kılınmış olur. İki günlük kaza kılınırsa daha iyidir. Kaza namazı ne kadar çok kılınırsa sevabı o kadar çok olur.
Sual: İmam ve cemaat de kazaya niyet ederek, evde cemaatle teravih kılabilir mi?
CEVAP
Aynı namazlar kazaya kalmışsa olur. Fakat bunu denk getirmek çok zordur. Onun için ayrı ayrı kılmak gerekir.
Sual: Şafii�de teravih namazında rekatlar kaçar kaçar kılınır?
CEVAP
İkişer ikişer kılınır.
Sual: Kaza borcu olmayan, evde yalnız başına kılarken teravihe mi yoksa kazaya mı niyetlenmelidir?
CEVAP
İkisine de niyetlenmesi iyi olur.
Sual: Kaza borcu olan teravih kılabilir mi? Şafii�de de aynı mıdır?
CEVAP
Kaza borcu varsa teravih kılamaz. Evet, Şafii�de de aynıdır.
Sual: 10 senelik kaza namazı borcum var. Teravih namazı kılabilir miyim?
CEVAP
Kazası olan nafile namaz ve sünnet kılamaz. Teravih namazı da sünnettir. Onun yerine kaza kılmak gerekir. Kaza namazını kılarken teravihe de niyet edilir.
Sual: Teravih namazı 20 rekat olmasına rağmen bazıları daha az kılınsa veya hiç kılınmasa da olur diyorlar. Bu doğru mu?
CEVAP
Sünnet olanı 20 rekattır. Az kılan az sevap kazanır, çok kılan çok. Hiç kılınmasa büyük sevaptan mahrum kalınır. Çünkü hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Ramazanda inanarak ve sevabını umarak teravih namazı kılanın günahları affolur.) [Nesai]
Sual: Teravih kılmayan, yatsıyı kıldığı imamla vitri kılabilir mi?
CEVAP
Evet kılabilir. İmam da teravih kılmasa, yine yatsı ile vitri cemaatle kıldırabilir.
Sual: Vitri kılarken Kunut duası, Ramazanda açıktan mı okunur?
CEVAP
Kunut duası her zaman gizli okunur.
Sual: Teravih namazına kalkarken ve teravih bitince hangi dualar okunur?
CEVAP
Teravih namazına kalkarken okunacak dua:
Sübhane zil mülki vel melekût. Sübhane zil izzeti vel azameti vel celali vel cemali vel ceberût. Sübhanel melikil mevcûd. Sübhanel melikil ma�bûd. Sübhanel melikil hayyillezi la yenamü ve la yemût. Sübbûhun kuddûsün Rabbüna ve Rabbül melaiketi verrûh. Merhaben, merhaben, merhaba ya şehre Ramezan. Merhaben, merhaben merhaba ya şehrel-bereketi vel gufran. Merhaben, merhaben, merhaba ya şehret-tesbihi vet-tehlili vez-zikri ve tilavet-il Kur�an. Evvelühû, ahiruhû, zahiruhû, batınühû ya men la ilahe illa hû.
Not: Ramazanın onbeşinden sonra, merhaben, merhaben... yerine elveda, elveda... denir
Teravih bitince okunacak dua:
Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala Âli seyyidina Muhammed. Biadedi külli dain ve devain ve barik ve sellim aleyhi ve aleyhim kesira. Üç defa okunur ve üçüncüsünde (ve salli ve sellim ve barik aleyhi ve aleyhim kesiran kesira) denir. Ya Hannan, ya Mennan, ya Deyyan, ya Burhan. Ya Zel-fadlı vel-ihsan nercül-afve vel gufran. Vec�al-na min utekai şehri Ramezan bi hurmetil Kur�an.
Sual: Teravihte okunan duaların Türkçeleri nasıldır?
CEVAP
Sübhâne zil-mülki vel-melekût.
Görülen, görünmeyen, bilinen, bilinmeyen bütün mahlukatın sahibi olan [Rabbimiz] her türlü noksanlıktan uzaktır.
Sübhâne zil-ızzeti vel-azameti vel cemâli vel-celâli vel-ceberût.
İzzet, azamet, cemal, celal ve ceberut sıfatların sahibi olan [Rabbimiz] her türlü noksanlıktan uzaktır.
Sübhân-el melikil mevcûd. Sübhân-el melik-il ma'bûd.
Varlığı lazım olan her şeyin sahibi olan [Rabbimiz] her türlü noksanlıktan uzaktır. Her şeye gücü yeten mabudu her türlü eksikliklerden tenzih ederim.
Sübhân-el melikil hayy-illezî lâ yenâmü ve lâ yemût.
Her şeye gücü yeten, uyumayan ve ölmeyen devamlı hayat sahibini [Rabbimizi] tenzih ederim.
Sübbûhun, kuddûsun, Rabbünâ ve Rabb-ül melâiketi ver-rûh.
Bizim ve Meleklerin ve Cebrail�in rabbi, noksan sıfatlardan münezzeh ve kemal sıfatlarla muttasıftır.
Merhaba, merhaba, merhaba, ya şehre Ramazan.
Ramazan ayı hoş geldin, gelişine çok sevindik.
Merhaba, merhaba, merhaba ya şehr-el bereketi vel-gufrân.
Ey bereket bolluk ve mağfiret af ayı hoş geldin, hoş geldin.
Merhaba, merhaba, merhaba ya şehr-et tesbîhi vet-tehlîli vez-zikri ve tilâvet-il Kur'an.
Hoş geldin hoş geldin hoş geldin ey tesbih, tehlil, zikir ve Kur'an okuma ayı.
Evvelühû, âhiruhû, zâhiruhû, bâtınühû ya men lâ ilâhe illâ hû.
Kendisinden başka ibadete layık ilah bulunmayan rabbimiz, evveldir, ahirdir, batındır ve zahirdir
Allahümme salli alâ Muhammed.
Allah�ım Muhammed aleyhisselama salatü selam olsun.
Teravih aralarında, her dört rekatın sonunda okunacak salevat:
(Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin biadedi külli dâin ve devâin ve bârik ve sellim aleyhi ve aleyhim kesîrâ.)
Allah�ım, seyyidimiz Muhammed aleyhisselama, Onun yakınlarına bütün dert ve derman sayısınca çok salat, selam ve bereket ihsan eyle
Teravih namazı tamamlandıktan sonra okunacak dua:
Ya hannân, ya mennân, ya deyyân, ya bürhân,
Ey merhameti acıması çok olan, ey ihsanı, nimeti bol olan, ey insanları hesaba çeken onları inanç ve amelleriyle mükafatlandıran, ey varlığını birliğini gösteren delilleri yaratan.
Ya zel-fadlı vel-ihsân, nerc-ül afve vel-gufrân,
Ey lütfu ve ihsanı bol olan [Rabbimiz], affını ve bağışlamanı dileriz.
Vec'al-nâ min utekâi şehr-i ramezan bi-hürmet-il Kur'an.
Kur�an-ı kerim hürmetine bizi Ramazan ayında ateşten [Cehennemden] azat edilenlerden eyle.